Köklenen Bİberiyem ve Avokadom

Evet bugün yemek tarifinden başka bir şeyler paylaşıyorum. Çünkü çabalarımın sonuç vermesi çok hoşuma gidiyor ve çok mutlu oluyorum. Tabi köklendirme kısmı aslında işin kolay kısmı. Esas olay bu ufak dostları her türlü kötü hava koşulundan koruyabilmek ( sıcak, soğuk, rüzgarlı, kuru,… vs. vs. ) zararlılarıyla başarılı bir şekilde mücadele edebilmek, sabır göstermek ve büyütebilmek. Çok tohum köklendirdim ama pek azını yaşatabildim. Ya çok zamansız köklendiler ve yaşamaya devam edemediler ya da hastalık musallat oldu. Kısacası kolay görünse de işin iç yüzü pek öyle değil. Sonucu ne olursa olsun, çöp kutusunda son bulacak bir tohumdan, yaşayan bir bitki yetiştirebilmek mutluluk verici bir şey. En azından benim için.

Avokado

23 Şubatta bakarsın olur düşüncesiyle yetiştirme denemelerine giriştiğim avokadonun çekirdeği, kolay bir sistemle suya yerleştirildi. Dört kürdan çok nazikçe çekirdeğe batırıldı, poposu yani geniş kısmı suda olacak şekilde bir kaba oturtturuldu ve gölge bir yere koyuldu.

Ve 10 gün sonra, sabah uyandığımda ufak bir sürpriz beni bekliyordu. Ufak kökün boyutlarına bakarak tahminen 2 gün önce kök verdiğini düşünüyorum. Kısacası bahar başında suya koyulmuş bir avokado çekirdeği 8 gün gibi kısa bir sürede kök veriyormuş. Tesadüfler işte. Guakamoleyi tam zamanında yapmışım. Artık yaşatabilme kısmını da deneyeceğim. Umuyorum ki ve umutluyum da, başaracağım. Zaten başarılı olursam yazıyı da güncelleyeceğim. Bu güzellik sabah beni mutlu etti, ama esas şaşkınlığı fon olarak kullandığım biberiyeyi elime aldığımda yaşadım.

Gerçek boyutlarında görmek için tıklayınız.

Eveet yine bir güncelleme. 15 Nisan da çektiğim fotoğraflar.

Ve 15 Nisanda saksıya aldığım avokadonun 29 Nisandaki halinin fotoğrafı

Sanki durumu iyi gibi. Ama havanın bu dengesiz gidişi de, garibanı bir mutfağa bir terasa almamla sonuçlanıyor. Umarım bu sıcaklık farklılıklarından kötü etkilenmez. Sulamasını şimdilik bol tutuyorum. Yapraklar büyüyünce sulama miktarını normal seviyeye çekeceğim. Durum değiştikçe yazıyı da güncelleyeceğim.

Güncelleme – 15 Temmuz 2014 itibariyle durum şudur:

Nazar değmesin hiç fena gitmiyor. ısıyı verdikçe coşuyor manyak :))

O ufak yapraklar çıktından sonra kontrolden çıktı. Kontrolsüz biçimde büyümeye devam etmesini diliyorum. Bakalım zaman ne gösterecek.

Güncelleme – 23 Ekim itibariyle avokadomun durumu

Alt yapraklar kurumaya başladı. Normal midir mevsim yüzünden, yoksa keleğemi sardı bilmiyorum. Belki de kararmış yaprakları koparmak gerekecek. Bilmiyorum. Ben şu işi bir araştırayım. Büyümesinde sıkıntı yok. Hala yeni yaprak veriyor. Havalar biraz daha soğusun içeriye alacağım.

Evet araştırmayı yaptım aynı gün içinde. 15 derecenin altında bozulmaya başlıyormuş. Ağaçlarda öyle olmuyordur diye tahmin ediyorum. Ama fidanlarda ( saksıdaysa bir de ) bozulma oluyormuş. Toprak nemli olunca da oluyormuş. Hemen kararmış yaprakları kestim ve içeriye aldım. Bakalım ne olacak.

Biberiye

Aman fotoğrafın arkası boş kalmasın, şu biberiyeyi de şuraya yerleştireyim derken bir de ne göreyim. 11 gün önce bir marketten paketli olarak aldığım ve 3 günde kurur bu be, hemen suya koyayım 4-5 gün daha fazla dayansın dediğim biberiyenin kökleri görünür olmuş. O kadar site gezerim, hep biberiyenin suda köklenmediğini söyleyen yazılarla karşılaşırım. Onlara inat benimkiler köklenmiş. hemde çok kısa bir zamanda. Onları da 22 şubat’ta almıştım. Demek ki onlar da 11 günde köklenmiş. Yine zamanlamam iyiymiş.

Gerçek boyutlarında görmek için tıklayınız.

Yaşatmayı başarırsam marketten biberiye almaya son. Koyacağım kenara mis gibi, kesip kesip kullanacağım. Soğuğa karşı çok hassas olmadıklarını biliyorum, ama malum Ankara ayazı büyük ihtimalle sert gelecektir. Yaşarsa kışları mutfakta geçirecek.

Gerçek boyutlarında görmek için tıklayınız.

Bu sezonu erken açtım. Bu moralle yazın domates, biber, patlıcan ıvır zıvır yetiştirip, terasta ufak bir bostan oluşturacağım. Yine hastalık musallat olmazsa bostanın fotoğraflarını da siteye koymayı planlıyorum. Bakarsınız bir kaç kişiyi heveslendirebilirim.

Gerçek boyutlarında görmek için tıklayınız.

İşte bugün de böyle maceralar yaşadım. Kendi kendime mutlu oldum. Yaz aylarından hiç hoşlanmasam bile sabırsızlandım. Eğer meraklısına da azıcık faydalı olabildiysem benden iyisi yok. Bugünlük de benden bu kadar. Yeni tariflerle ve bunun gibi güzel sürprizlerle yeniden görüşmek üzere.

29 Nisan ayında biberiyelerimin saksıdaki halleri.

Bunları da saksıya alalı sanıyorum ki 1 ay kadar oldu. Tam tarihini tutmayı akıl edemedim. Gelişimleri yavaş. Ama azimle yaşıyorlar. Sadece 1 adet biberiyeyi kaybettim onun dışındakiler şimdilik fena durumda değil. Yalnız saksıya aldığımdan beri her gün suluyorum. Toprağın kurumamasına dikkat ediyorum. Gelişim hızlanınca sulamayı normal seviyeye çekeceğim. Bakalım ne olacak.

23 Ekim  2014 itibariyle aynen büyümeye devam ediyor. Habire kesip kullandığım için dallandı budaklandı ama çok uzamadı tabii ki. Müsaade etmiyorum ki garibana. Ama ne yapayım. Neredeyse her yemeğe kullanıyorum. o da direniyor bana kendince 🙂

Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir